İsviçre’yi 2026 Eurovision’da Veronica Fusaro temsil edecek
İsviçre devlet kanalı SRG SSR, 2026 Eurovision Şarkı Yarışması’nda ülkeyi temsil edecek sanatçı ve şarkıyı iç seçimle belirledi.
SRG SSR’ye toplam 493 şarkı gönderildi. Eurovision için seçilen şarkı uluslararası bir jüri tarafından belirlendi. İsviçre’yi 2026 Eurovision’da 28 yaşındaki alternatif pop şarkıcısı Veronica Fusaro temsil edecek. Fusaro’nun şarkısı 11 Mart’ta yayınlanacak. Eurovision’daki sahne performansı için ise ünlü koreograf Fredrik “Benke” Rydman ile birlikte çalışıyor.
Genç şarkıcı, Eurovision’a katılmanın kendisi için “çılgınca” bir deneyim olduğunu belirterek, müziğini tüm dünyayla paylaşmanın her zaman en büyük hayali olduğunu ve bunu Eurovision sahnesinde gerçekleştirebilmenin tarif edilemez bir anlam taşıdığını söyledi.
Veronica Fusaro kimdir?
İsviçre ve İtalya kökenli olan Veronica Fusaro, 23 Nisan 1997 tarihinde dünyaya geldi. 2014 yılında The Voice of Switzerland yarışmasının ikinci sezonuna katıldı. Sahnedeki güçlü duruşuyla dikkat çeken Fusaro, kariyerinin erken döneminde önemli bir başarı elde ederek 2016 yılında İsviçre ulusal radyosu SRF 3 tarafından “En İyi Yetenek” seçildi.
2019 yılında Glastonbury Festivali’nde sahne alması, Fransa’nın Nîmes kentindeki amfitiyatroda Mark Knopfler’ın ön grubu olarak yer alması ve 2018 Swiss Music Awards’taki performansı kariyerinin önemli dönüm noktaları arasında yer alıyor. 2023 yılında Thun kenti müzik ödülüne layık görüldü.
Bugüne kadar İsviçre’de ve yurt dışında 500’ün üzerinde konser veren sanatçı; Glastonbury, Montreux Caz Festivali ve Gurtenfestival gibi prestijli etkinliklerde sahne aldı. Ayrıca Nîmes Amfitiyatrosu’nda Mark Knopfler’ın ön grubu olarak sahneye çıktı. 2023 yılını ise Zürih’teki Kaufleuten’de verdiği bir headliner konserle tamamladı.
Güçlü sahne duruşuyla tanınan 28 yaşındaki müzisyen, kırılganlık ile özgüveni dengeli bir biçimde bir araya getirerek hem kişisel hem de etkileyici performanslar ortaya koyuyor.
Fusaro’nun güncel yaratıcı dönemi, Ekim 2025’te yayımlanan ikinci albümü Looking for Connection etrafında şekilleniyor. Albüm, dijital olarak aşırı uyarılmış bir dünyada artan özgünlük arzusunu yansıtırken, mesafe ile yakınlık arasındaki gerilimi dans edilebilir groove’lar ve samimi sözlerle ele alıyor.